Sosyal medyada paylas

Ana Slider / Bisiklet

Kapadokya’dan Hattuşaş’a Uzanan Bisiklet Turu Hikayesi – Ihlara

Kapadokya’dan Hattuşaş’a Uzanan Bisiklet Turu Hikayesi – Ihlara
20160905_104423

Ihlara yolu – Çilek

Turun ikinci günündeydik. Planımız Ihlara vadisini Belisırma Selime Yaprakhisar Ihlara olarak tamamlayıp Güzelyurt ‘ a doğru devam etmekti. Güzel bir inişle başlayan turumuz, rüzgara karşı düz yolda ilerlemeye çalışmakla devam etti. Rüzgara karşı sürülmüyormuş onu iyice anladım. Ayrıca yol da emniyet şeridi olmaması ve Murphy kanunu gerçek midir nedir, bomboş yolda karşıdan araç geldiğini gördüğümüzde mutlaka arkamızdan da araç gelmesi ve daracık yolda iki araç bir bisiklet sıkışmamız da cabası. Ancak olumsuzlukların insanı olgunlaştırdığı inancıma sıkı sıkı sarılıp yola devam ettim. Karşımda Hasan Dağını görünce duygularım değişti. Neşem geri geldi, etrafımı gözlemleye başladım. Daha önce bu yoldan geçmiştim ama bisiklet ile geçmek harika bir duyguydu. Klişe de olsa yazayım, çilek tarlaları arasında Hasan dağına karşı pedal çevirmek anlatılmaz ancak yaşanır. Bu arada o bölgedeki çilekler gerçekten harika. Tamamen organik kesinlikle tavsiye ediyorum…

Güzelyurt-Aksaray yoluna ulaşmadan ufak bir yokuş çıktıktan sonra benzinlikte mola verdik. Aksaray yolu emniyet şeridi olan yeni asfalt atılmış gidilesi bir yoldu. Belisırma sapağından içeri girdik. Köye ulaştık ancak muazzam bir iniş olduğu için geri çıkma ihtimalimize karşın hakim nokta bulup gözlem yaptık ki asfalttan ayrılıp bu yola girersek Selime’ye ulaşabilir miyiz karar vermeye çalıştık. Bu arada Ihlara vadisinin ana girişlerinden birisi de Belisırma’da olduğu için , yol olma ihtimalinin yüksek olmasına karşın , ineceğimiz yokuşu tekrar çıkma ihtimali yüzde bir olsa bile kesinlikle risk almadım ve Cevdet’i ikna ederek anayoldan yolumuza devam ettik.

20160905_133224

Ihlara yolu – Selime

Selime

Selime yol ayrımından Selime’ye ulaştık. Ihlara vadisinin en alt tarafındaydık. Peribacalarından kiliseler, manastırlardan oluşan vadinin içinde konuşlanmış onlarca yapı.Taş evler.. Güzel bir dere kenarında mola verdik. Yorgunluktan değil de manzara çok hoşuma gitti. Söğüt ağaçları , ince ince akan dere, dere karşısında otlayan koyunlar, çoban köpekleri… Pastoral bir görüntü işte..

Yola tekrar çıktık. Bu arada ben vitesi doğru kullanmayı bilmiyormuşum. Selime’ye gelene kadar öğrendim. Doğru vites kullanımının iki bileşeni varmış. Teknik olanı bir başka yazıda açıklarım ama burada şunu söylemiş olayım. Zorlanmadığın vites doğru vitestir.

Ihlara daha yukarıda kaldığı için bu yokuş ilk ciddi yokuş çıkışım olacaktı. Yokuş başlar başlamaz dönüşü olmayan bir yola girdiğimi anladım. Bir şeyler düşünüp zihnimi meşgul edeyim derken hiç bir şey düşünemez hale geldim. Yokuşu çıkıyorum ama içimde zerre kadar çıkma isteği yok. En büyük abisiniz / ablasınız sofra kurulmuş ve ekmek yok. Ekmek alınacak… Düşünün halimi.. Tespihim aklıma geldi. Başladım tespih çekmeye. Resmen yöntem geliştirmiştim. Yokuş nasıl çıkılır sorusunun cevabını bulmuştum. Bir de en kötüsü de şu, yokuşun bitişini göremiyorsunuz, yol sağa sola kıvrılıyor. Duygularınız karmakarışık oluyor. Siz şurayı dönünce bitiyor gibi düşünürken bitmediğini anlıyorsunuz. Bazen de bir düzlüğe geliyorsunuz, tam rahatlayacakken yeni ve eskisinden daha dik bir yokuşla karşılaşıyorsunuz. İnsan hayatını yokuş ile özetleyebilecek kıvama geliyorsunuz. Yokuş konusuna girmişken bu yazıda tamamını işlemek istedim. Turun yarısı yokuşlarla geçti. Hele ki bazen bisiklet elimizde yürüdüğümüz oldu…

20160905_141725

Ihlara ‘ya çıkış – Panaroma

Ihlara

Yokuşu bitirmek üzereyken panaroma denilen bir mekanda mola verdik. Muhteşem bir manzarası var. Vadi ayaklarınızın altında tüm çıplaklığıyla duruyor.. Bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Biraz daha yokuş çıktıktan sonra Ihlara’ya doğru devam ettik ve Cevdet Ihlara Vadisi’ni dolaştı. Ben iki senede bir şeyin değişmediğini tahmin ederek , inip gezmedim. Müze kart geçerli bilginiz olsun. Ama Ihlara vadisi Kapadokya bölgesinde görülmeye değer yerlerden biridir. Bir bir buçuk saatte merdivenleri iner, dolaşır gelirsiniz.

Ihlara vadisini dolaşan Cevdet’i vadiye hakim noktadaki banklardan birinde oturarak bekledim. Bir şeyler düşünmek için zihnimi zorladım, ancak ağrıyan bacaklarım hayallere dalmamı engelliyordu. Çözülmesi gereken derin mevzular herkesin oluyor kendine göre. Benimki ise daha çok ikilem. Ancak turdan hiç bir beklentimizin olmamasını şimdi daha iyi anlıyordum. Yolda bambaşka bir dünyaya giriş yapıyorsunuz. Bu da olayları farklı bakış açısından değerlendirme fırsatı sunuyor size. Turdan beklentinin olmaması demek gezeceğin göreceğin yerlerin çok da önemli olmaması demek.. Ne yer ne içerim nerde kalırım meselelerine fazla takılmamak demek. Benim için mühim olan çağımızın problemlerini hem büyük ölçekte hem küçük ölçekte sıralayarak çözümler üretmekti..

20160905_153629

Ihlara Vadisi

Çok geçmeden Cevdet geldi , yolumuza devam ettik. Ihlara beldesine ulaştık. Burası vadinin başlangıç noktası. Harika bir yer buldum kamp için, Güzelyurt yoluna çıkarken hemen solda dere kenarı.. Ancak daha akşam olmasına bir kaç saat olduğundan dolayı orada kamp yapmaktan vazgeçtik. Bu arada daha önce bahsetmedi isem şimdi söyleyeyim, yalnızca gündüz yolculuk yaptık. Şarj problemini durduğumuz yerlerin prizlerini kullanarak hallettik. Ayrıca Cevdet’in powerbanki de mevcuttu.

Hasan Dağı

Güzelyurt yolu Ihlara’dan sonra tamamen çıkıştı. Yani %20’lerden fazlaca dik bir yokuşla Ihlara’dan çıktık. Maalesef yaklaşık 500-600 m yaya olarak devam ettik. Sol tarafımızdaki manzara paha biçilemezdi.. Bir kaç köpekle ufak bir kapışmamız oldu. Olay tamamen üstünlük psikolojisine bağlı. Ancak Cevdet’in bir anlık tereddüdü bizi biraz üzebilecek olayların gelişmesine sebep olabilirdi. Deyim yerindeyse ucuz atlattık.. Arkamızda Hasan dağının o görkemli görünüşü ile en sevdiğim zaman olan akşam üstü sürüşümüze devam ettik. Yolda araç kiralayan ve Kapadokya’yı turlayan turistler meraklarını giderdiler. Ayrıca sormadıkları halde ben bir çok işe yarar bilgi de verdim. Bazı insanlar doğru soru sormayı akıl edemeyebilir. Ya da sormaktan çekinebilirler. O nedenle ben her zaman işe yarayacağını düşündüğüm bilgiyi umarsızca paylaşırım. BİR BİLGİ BİR BİLGİdir en nihayetinde.

20160905_172739

Geride kalan Ihlara vadisi – Hasan Dağı

Güzelyurt

Bir süre sonra sabah mola verdiğimiz benzinliğin çaprazına ulaştık. Ihlara vadisini tam bir turla bitirmiştik. Kendi kendime ” Vay be, demek ki oluyor yapabiliyoruz! ” benzeri bir cümle kurdum. Yola devam ettik Güzelyurt karşımızdaydı. Sağ tarafta Hasan dağına karşı kurulmuş manastır ve Güzelyurt ile arasındaki muhtemelen krater set gölü.. Her yer kamp yapmaya uygun. Ancak gece soğuk olur, çok yorulduk, çok yokuş çıktık bahaneleriyle Güzelyurt’da kalacak bir yer bulmak için Cevdet ile anlaştık.

Güzelyurt’a ulaşmak çok zor oldu. Yokuş diyerek kimsenin yokuş algısını bozmak istemem.. Öyle böyle değil yani bir de yaklaşık 60 km yol gelmişiz. Bir de bu İstanbul’daki 60 km ‘ye benzemiyor. Rüzgar, yokuş , kamyonlar, köpekler.. Herkesin kolayca yapabileceği türden bir şey değil. Güzelyurt’da turist olmamasına rağmen özellikle ana yol kenarındaki işletmeler, gecelik fiyatları olması gerekenin çok üzerinde tutuyor ve indirim de yapmıyorlar. Biz de bir çokları gibi booking üzerinden bir araştırma yapıp otelin yerini saptadıktan sonra oteli bulmak üzere yola koyulduk. 20 dk oteli aradık bulamadık. Meğer otel kapanmış , Ihlara konakları bünyesine katmış.. Hasbelkader bir teyzeye yardımcı olurken birileri ile tanışıp, gerçeği öğrenebildik ve oteli bulduk.

Otel ile ilgili düşüncelerimi de paylaşayım. Otel manzarası inanılmazdı. Otel ile ilgili kanaatimi paylaşayım. Balayı için mekan arayan, kafa dinlemek isteyen, huzur isteyen herkese kesinlikle Güzelyurt’u tavsiye ederim. Pişman olmazsınız. Ihlara konaklarını bütün odaları gezin mutlaka birini beğenirsiniz. Hatta bizden bahsederseniz tavsiyeleri üzerine geldik diye, indirim de kapabilirsiniz.

Günün sonunda turun felsefesini yakaladığımı hissediyordum. Mühim olan yolda olmak.. Yalnızca turcuların farkına varabileceği bin bir mucizenin gerçekliğine şahit olmak..

Güzergah bilgisi için lütfen tıklayınız.

Devam edecek…

 

Sosyal medyada paylas

Ebubekir Balkanlıoğlu’in profil fotoğrafı
Çorum İli Sungurlu ilçesi 1989 doğumluyum. İstanbul (ilkokul ) , Sungurlu (ortaokul), Çorum (Lise) , Sakarya ( Üniversite ) , Konya ( Baraj şantiyesi ) , İstanbul ( Kamu ) olarak hayatım özetlenebilir. Bisiklet, Kamp , Tekne , Şnorkel benim ilgi alanıma girmektedir. Bunun yanısıra İngilizce biliyor , Arapça öğreniyorum. İkizler burcundanım ( bazı insanlar burçlara göre fikir sahibi olabiliyor ).

Yorum yap

Mail adresiniz yayınlanmıcaktır..Gerekli alanları doldurun: *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Register

Araç çubuğuna atla