Sosyal medyada paylas

Ana Slider / Bisiklet / Tur Bisikleti

Güzelyurt – Kapadokya ‘ dan Hattuşaşa Uzanan ” Bisiklet Turu ” Hikayesi

Güzelyurt – Kapadokya ‘ dan Hattuşaşa Uzanan  ” Bisiklet Turu ”  Hikayesi

Güzelyurt sokakları

Güzelyurt sabahı uyandığımda içinde bulunduğum tamamen taştan yapılmış ve bir kısmı da kayanın içinde gömülü olan odanın tavanından düşen kum tanelerinin ortama kattığı o keskinliği tarif etmekte zorlanıyorum. Bir çok ayrıntının daha mevcut olduğu odayı detaylıca inceleme fırsatının esasen, ayağa kalkmayı istemiyor olmayışımdan ileri geldiğini itiraf etmek zorundayım. Dünkü yolculuk epey yormuştu beni anlaşılan.. Cevdet’in kahvaltı çağrısına kulak vererek kahvaltı yoluna düşmüş bulundum. Kahvaltıya giderken akşam karanlığında fark edemediğim bir çok güzellikle karşılaştım. Kampüs gibi düşünürsek yerleşkeyi, kafeterya ve etrafındaki fakülteler gibi bir çok alternatif yol deneyerek varacağınız noktaya bir kaç farklı kombinasyonla ulaşabiliyorsunuz. Ancak dikkatli olmakta fayda var. Çünkü her yer birbirine benziyor ancak her biri birbirinden farklı olarak ayrı bir güzellik barındırıyor.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra çay için restoran kısmına geçmeyi planlıyorduk. Manzara eşliğinde şöyle bir tellendirelim de hele yola koyuluruz diye düşünürken Cevdet’in bir kaç görüşme yapması gerektiğini öğreniyorum. Güzel bir sabahta demi kararında bir çay içmeyi ertelememek adına tek başıma terasa geçiyorum. Terasa gelirken daha öncekilerden farklı bir yol keşfettiğim için kendimi şanslı hissediyorum ve garip bir şekilde kendimle gurur duyuyorum.

İnce belli küçük bardaktaki çay eşliğinde manzaranın seyrine dalıyorum. Karmaşık duygular içerisinde karşımda duran Hasan dağının bana ne hissettirdiğini bulmaya çalışırken epey bir zaman geçiyor ve Cevdet’in hala gelmediğini fark ediyorum.

20160906_115302

Güzelyurt ve Hasan dağı manzarası

Gidiyor muyuz ? Kalıyor muyuz?

Kuşluk vakti son demleri yaşarken içimden ” Bu saatten sonra ben hiç bir yere gidemem , zaten kılımı kıpırdatmak istemiyorum… Ancak yola da devam etmemiz gerekiyor. Daha nereden baksak 400 km yol var. Bu yolda dere, tepe , düzlük var. Akarsular, vadiler var.. ” diye geçirirken Cevdet geliyor. Cevdet tam bir şey söyleyecekken ben içimdekini dışarı vurarak ve bizim oranın tabirlerinden biriyle bugün kesinlikle hiç bir yere gitmeyeceğimi net bir şekilde ifade ediyorum. Bununla da kalmayıp, Güzelyurt’ da çok güzel yer altı şehirlerinin bulunduğunu, eski bir kiliseden dönme bir cami olduğunu, karşımızdaki manastırı , göleti , bir kaç kaya kilisesini vs. tarif ederek isterse buraları gezip dolaşabileceğini söylüyorum. Hatta hatıralarında gerçekten güzel bir yer edineceği ile ilgili görüş paylaşmadan da geri durmuyorum. O da zaten konuşmasına fırsat verse imişim, biraz işlerinin uzun sürebileceğini söyleyerek bir gün daha kalma fikrini söyleyecekmiş. Neticede talebimiz ortakmış ki ve bir gün daha kalmaya karar veriyoruz.

Günün geri kalanını da anlatıp yüksek müsaadenizle yazıyı tamamlamayı planlıyorum.

 

Günün geri kalanı

Madem bugün Güzelyurt’ da bir gün daha kalıyoruz,  bir şeyler yapmalıyım. Hemen kitabımı, çizim defterimi, not defterimi – bu arada ağır kitap almak inanılmaz mantıksız, ağır olan ve olmasa da olur olan hiç bir şeyi yanınıza almayın tura çıkacak olursanız- çıkarıyorum. Turdaki ilk sağlam yokuş çıkışında -şu yokuş çıkmanın inceliklerini keşfettiğim Yaprakhisar yokuşu- belki derin bir şeyler düşünme fırsatım olur zannediyordum ya. İşte o fırsat tam karşımda duruyor. Hasan dağının ihtişamı ile bir şeyler hissetmek, düşünmek, karalamak ve belki bir mektup yazmak gibi şeyler aklıma geliyor. Ancak inanır mısınız , gereğinden fazla düşününce seçim yapamıyorum ve hiç bir şey yapamıyorum.. Sonra cevabının öneminin olmadığı sorular zihnimde yavaş yavaş …Ne arıyorum ??.. Sorular… Cevabının önemi olan ya da önemi olmayan sorular…

Bir şarkı dinleyeyim diyorum.. Öğle vakti olduğundan mıdır nedir şarkıyı hissetmiyorum. Zaten pek dinlediğim bir şarkı değil ancak aklıma gelmiş bulunuyor. Zaten bu vakitte ne yapılır ki diyorum kendi kendime..  Yani demem o ki , bu şarkı öğle vakti dinlenecek bir şarkı değil. Bilginiz olsun. Cevabı kolay olan sorularla boşuna zihninizi meşgul etmekten başka bir işe yaramadığı aşikar. Ayrıca birinin ne yaptığını merak ediyorsanız, merakınızı gidermek için soru sorarsınız. Soramayacak durumda iseniz , yazık olmuş size. Bir sürü probleminiz var demektir. Bisiklet turu bile paklamaz sizi. Her neyse bu kadar sululuk yeter. Nereden geldik buraya … Evet , hatırladım. Çay , kahve derken bir kaç saat zaman geçiyor gidiyor bile. Bir ara Cevdet de geliyor,bir şeyler anlatıyor gidiyor…

20161109_223014

Güzelyurt hatırası

Yeteneklerin keşfi

Dur! diyorum kendi kendime ben şu dağı bi çizi vereyim. Şöyle bir deniyorum olmuyor. Dağ çizmek ne kadar zormuş derken, online yardım alarak bir şeyler karalıyorum ancak benim karalamam dağ Hasan dağı olmuyor.Ondan emin olduktan sonra acaba nere olabilir diye sorarken..  Bilmiyorum belki Erciyes .. (Erciyes dağını sonraki yazımda anlatacağım ) Hayat işte. En yüce dağ Anadolu’daki. Vallahi özledim bisiklet turumuzu. Özleniyor işte. Tur bitince hep bir özlem olarak kalıyor. O an içindeyken fark edemiyorsunuz ama bitince, olmayınca özlüyorsunuz. Bu arada çizim işi nereden çıktı onun hikayesini de başka bir zaman anlatırım. Çizim yeteneğimin olduğunu düşünmüyorum. Öyle bir yeteneğim olsaydı mutlaka bilirdim. İyice dağıtmadan konuyu ben bitireyim yavaş yavaş. Editörümüzün katı kuralları var. Daha önceki hikayelerde başka yerlere gitmemek için epey uğraş verdim. Ancak bugünden sonra ne ise onu anlatacağım. Alem hikayemizi okusun. Adı üstünde hikaye en nihayetinde.

Akşamüstü hiç bir şey yapmamış  olmanın (bisiklet turu yapıyoruz ve bisiklet sürmüyoruz bir de 3.gün havlu atıyoruz tur nasıl bitecek ? ) verdiği can sıkıntısı ile baş başayım. Bir ara bir muhabbet olmuştu. Doğum günü, burçlar, yıldızlar.. Cevdet de başak burcuymuş ve nereden biliyorum hatırlamıyorum ama Cevdet’in doğum günü olduğunu öğreniyorum. Aklıma herkesin aklına ilk anda hemen gelebilecek ama benim aklıma kırk yılda bir gelebilecek bir fikir geliyor.

Hayatımda hiç tam bir istekle isteyerek birine doğum günü organize etmediğimden, epey uğraşıyorum. Aksaray il merkezinden özel bir pasta ayarlayıp zamanlamayı ayarlıyorum. Akşam yemeğinin ardından pasta mum mum (mum filan ) ” Nice yıllara gardaşım ” diyerekten doğum gününü de kutluyoruz. Epey konuşuyoruz, konuşuyoruz. Cevdet konuşuyor ben konuşuyorum. Keşke diyorum onlar da konuşsalardı.. İyi vakit geçirmiş olarak günü tamamlıyorum. Yarınki güzergahı ve kalan güzergahı da kabaca ayarladıktan sonra gece yarısına doğru çekiliyorum kabuğuma…

20160906_192709

Güzelyurt akşam manzarası

img-20160906-wa0002

Güzelyurt taş duvarlı odalar

20160906_115306

Güzelyurt manzarasının izlendiği teras restoran

20160906_110708

Güzelyurt

Güzelyurt gerçekten gezilecek bir yer ve ayrıca dinlenilecek bir yer. Tavsiye ederim. Balayı bile yapılabilir.

DEVAM EDECEK…

Sosyal medyada paylas

Ebubekir Balkanlıoğlu’in profil fotoğrafı
Çorum İli Sungurlu ilçesi 1989 doğumluyum. İstanbul (ilkokul ) , Sungurlu (ortaokul), Çorum (Lise) , Sakarya ( Üniversite ) , Konya ( Baraj şantiyesi ) , İstanbul ( Kamu ) olarak hayatım özetlenebilir. Bisiklet, Kamp , Tekne , Şnorkel benim ilgi alanıma girmektedir. Bunun yanısıra İngilizce biliyor , Arapça öğreniyorum. İkizler burcundanım ( bazı insanlar burçlara göre fikir sahibi olabiliyor ).

Yorum yap

Mail adresiniz yayınlanmıcaktır..Gerekli alanları doldurun: *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Register

Araç çubuğuna atla