Sosyal medyada paylas

Ana Slider / Bisiklet / Önerilen Yazılar

Bisiklet Tarihi Yazı Dizisi – 1

Bisiklet Tarihi Yazı Dizisi – 1

BİSİKLET TARİHİ

Bisiklet tarihinin objektif olarak öğrenilmesinin mümkün olmadığı yapılan araştırmalarda anlaşılmıştır. Tarihin araştırılması için gerekli olan ilkelerden biri olan doğruluk ilkesinin uygulanamamasının önündeki en büyük engeller başlıca; araştırmacıların yandaş yayınlar yapması, 19.yüzyıl dünya tarihindeki siyasi karışıklıklar, ekonomik yapının kötü olması vb. olarak sıralanabilir. Ancak bu çalışmada bisiklet tarihi, mümkün olduğunca farklı kaynaklar kıyas edilerek kesişen doğrular kullanılarak ve Uluslararası Bisiklet Tarihi Komisyonunun desteklediği görüşler dikkate alınarak yazılmıştır.

Kullanırken dengenin sağlanması gerektiren iki tekerlekli insan taşıma araçları ilk olarak 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. İcat edilen ilk iki tekerlekli araç Almanya’da 1817 yılında görülmüş olsa da, bu aracın bisiklet terimi olarak kullanılmaya başlanması 1860’larda Fransa’da gerçekleştirilmiştir.

Bisikletin Doğrulanamayan Tarihi

Bisiklet ve benzeri araçların icadı ile ilgili ortaya atılan pek çok iddia mevcuttur. Bilinen en eski taslağın 1534 yılında Leonardo Da Vinci’nin de öğrencisi olduğu atfedilen Gian Giacomo tarafından çizildiği düşünülmektedir. Bu iddianın doğru olmadığı yönünde Alman Hans-Erhard Lessing beyanda bulunmaktadır. Ancak çizim taslağının aslına uygunluğu konusu Roma Vinciana Komisyonunca Da Vinci’nin Şifresi’nin de emanet edildiği yazar, dil bilimci, sözcük bilimci de olan Prof. Augusto Marinoni’nin destekçileri tarafından hâlâ kabul görmektedir. Doğruluğu aynı ölçüde kanıtlanmış olan bir diğer iki tekerleki araç ise, Comte the Sivrac tarafından célérifére olarak adlandırılan bisiklet 1792 yılında Fransa’da Royal Palas da gösterime sunulmuştur.  Célérifére tahminlere göre sert ahşap çerçeveden oluşan, gidonsuz (bisiklet direksiyonu), yönlendirilmesi eğilme yoluyla sağlanan iki tekerlekli bir araçtır. Binicinin makineye at biner gibi oturduğu ve ayaklarını ittirerek hareket sağladığı söylenmektedir. Ancak günümüzde célérifére’nin iki tekerlekli olarak değil de üç ya da dört tekerlekli olarak var olduğu bilinmektedir. Konu ile ilgili bilginin kayıtlara iki tekerli olarak geçmesinin sebebinin Fransız gazeteci Louis Baundry de Saunier’in 1891 yılındaki yanlış yorumunun olduğu düşünülmektedir.

1493 yılında Caporotti tarafından çizilen tasarımın 1965-1972 yılları arasında yapılmış Replikası

1817-1819 Velespit ( Draisine ) Dönemi

Doğruluğu kanıtlanabilen, pratikte kullanılan ilk bisikletin Almanya’da Baden Grandük’üne çalışan bir memur olan Alman Baron Karl von Drais’a ait olduğu bilinmektedir. Drais, 1817 yılında adını Laufmaschine (koşu makinesi)  koyduğu ve İngilizce’ye Draisine, Fransızca’ya Draisienne olarak geçen, ismini mucidinden alan iki tekerlekli, direksiyon hakimiyeti sağlanabilen, kendi yürür , yaygın olarak da Velespit de denilen, lâkabı hobi atı da olan bu makinenin 1818 yılında patentini almıştır. Neredeyse tamamı ahşaptan yapılan velespitlerin, yaklaşık olarak 22 kg ağırlığı, pirinçten yapılmış içi dolu tekerlekleri, demir jantlarıyla ve fren sistemiyle günümüz  bisikletlerine benzer bir şekli vardı.

İlk önceleri yalnızca Almanya ve Fransa’da üretilen velespitlerin, 1815 yılında Tambora yanardağının patlamasıyla telef olan ve aynı anda baş gösteren kıtlık nedeniyle kaybedilen atların alternatifi olabileceği düşünülmüştür. Daha sonraları ise, denge üzerine mekanik çalışmalar yapan mühendisler tarafından çok beğenilen velespitler öncelik Batı Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere birkaç bin tane yapılıp satılmıştır. Ancak kısmen de artan kaza sayılarıyla bağlantılı olarak popüleritisi hızla düşmüş ve bazı şehirlerde velespit kullanımı yasaklanmaya başlanmıştır. Popüleritesinin hızla düşmüş olduğu söylenmesine rağmen, 1866 yılında Paris’i ziyaret eden Bin chun isimli Çinli bir turistin Paris’te ayakla ittirmeli velespitlerden gördüğünü seyehat notlarına eklediği bilinmektedir.

Velespit süren adam 1819

Draisine -1820

Draisine 1820 - Üst görünüm

Draisine 1820 – Üst görünü 

1820 – 1850 arası 3 ve 4 tekerlekliler dönemi

Teknik olarak iki tekerlekli olmasa da inşalar, bisiklet tarihindeki 1820’li ve 1850’li yıllar arasında velespitlere çok benzer birçok geliştirilmiş örneğe şahit olmuşlardır. Tasarımcılar denge problemini çözmek için iki tekerleğin yeterli olmayıp bir üçüncü hatta dördüncü tekerleğin eklenmesi gerektiğini düşünmüş ve nihayetinde ise üçüncü, dördüncü tekerleğin eklendiği yeni tasarımlar ortaya çıkmıştır. Bu yeni makineler draisinelerden farklı olarak pedalı ve çevirme kollu ( yön vermek için ) olarak çok çeşitli formlarda oluşturulmuşlardır. Fakat tasarımların çoğu ağırlık ve tekerleklerin yüksek sürtünmesi nedeniyle zayıf kalmıştır. Buna rağmen ABD’de, 1850’li yıllarda dört tekerlekli, pedallı makinelerin büyük bir pazarı oluşmuş ve dünyaya ihraç edilmiştir.

3 Tekerlekli Bisiklet

3 Tekerlekli Bisiklet

 

4 Tekerlekli Bisiklet

4 Tekerlekli Bisiklet

1830’lu Yıllar Bisiklette İskoç Dönemi

İlk defa kendi yürür mekanik iki tekerlekli bisikletin İskoçya’da yaşayan bir demirci olan Kirkpatrick MacMillan tarafından 1839 yılında yapıldığı iddia edilmektedir. MacMillan’ın bu yeni tasarım bisikletin, mevcut velespitlerden farkı ön tekerleğe bağlı pedalının bulunmasıdır. Benzer bir makine de 1845 yılonda Gavin Daizell tarafından üretilmiştir. Ancak yeni bir makine icat ettiğine dair herhangi bir kanıt bulunamamıştır. Dalzell’in kendi işini kırsalda tanıtmak için MacMillan’ın bisikletini kopyalayarak bilinirliğini artırdığı düşünülmektedir. Bir kopya hala Glasgow Ulaşım Müzesi’nde günümüze ulaşan en eski bisiklet olarak sergilenmektedir.

 

İlk belgeli bisiklet üreticisi olan Thomas McCall, günümüzdeki bisikletlerin sahip olduğu pedalı ve gidonu ( bisiklet direksiyonu ) olan Fransız Lallement/Michaus tipi önden pedallı bisikleti velespitten etkilenerek 1869 yılında üretmiştir.

 

McCall bisikleti

McCall bisikleti

 

McMillan Bisikleti

McMillan Bisikleti

1860’lar ve Michaux Dönemi ( Kemik Sarsıcılar Dönemi )

Velespit rönesansı denilebilecek kadar değişiklikler olması sebebiyle bisiklet rönesansı olarak adlandırılabilecek dönem 1860’lı yılların sonlarında Paris’te başlamıştır. Yine de velespitin tarihi patent iddialarının çelişkili olması, kanıtların yeterli olmayışından dolayı tam anlaşılamamaktadır. Ancak bisiklet tarihçileri tarafından kesin olarak bilinen şu ki, 1864 yılında velespitin ön tekerleğine pedal monte edenlerin Fransız işçiler olduğudur. Bu pedalı ön tekerleğe monte eden kişinin ismi hala bilinmemektedir ve bu konu Uluslararası Bisiklet Tarihi Konferansı ( ICHC) ’nda hala tartışılmaktadır. Diğer yandan bir bisiklet tarihçisi olan David V. Herlihy ‘ye göre ise ilk pedallı bisiklet 1863 yılında Paris’te üretilmiştir. Lallement adıyla bilinen bu üretici, ilk olarak 1862 yılında Paris sokaklarında gördüğü velespite pedal ekleme fikrinin temellerini atmıştır ve 1866 yılında da Amerika Birleşik Devletleri’nde pedalla sürülen bisikletin patentini almıştır. Patentini aldığı bu ürün Draisine’in birebir kopyası olup sadece pedal, gidon ve daha rahat bir sele eklemiştir.

İlk defa ticari olarak başarılı olan bisiklet tasarımları Fransız’lara aittir. Başarılı olan tasarımlardan bir örneği Ottowa, ABD ‘ de Bilim ve Teknoloji Müzesi’nde yer almaktadır. 1863’lü yılların başlarında geliştirilen bu tasarımlar, 1870’lere kadar moda olmaya devam etmiştir. Michaux tipi bisikletler MacMillan’ın tasarladığı bisikletlerden daha basit ve daha özgün bir tasarıma sahiptir. Bilindiği üzere MacMillan’ın bisikleti krank miliyle ön tekerleğe sabitlenmiş pedallar ile dönüşleri sağlamaktadır. Ancak ön tekerleğe sabitlenen pedallar, binicinin hız kazanmasını sağlarken diğer yandan manevra kabiliyetini düşürmüştür. Bu nedenle yeni tasarımda, pedallar ön tekerlekten bisiklet göbeğine alınmıştır. Ayrıca metal iskelet kullanımı bisikletin kendi ağırlığını önemli ölçüde azaltarak, daha hafif ve bir o kadar da zarif tasarımlar ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu yenilik ile birlikte bisiklet üretiminde daha önce olmadığı kadar seri üretime geçilmiştir.

İngiltere’de bisiklet, ‘kemik sarsıcı’ olarak anılmaya başlanmıştır. Demir tekerleği ve rijit yapısıyla, biniciler için kemik sarsıcı bir deneyim olmuştur.

 

Patenti alınmış ilk pedallı bisiklet çizimi

Patenti alınmış ilk pedallı bisiklet çizimi

 

 Devam Edecek…

Sosyal medyada paylas

Ebubekir Balkanlıoğlu’in profil fotoğrafı
Çorum İli Sungurlu ilçesi 1989 doğumluyum. İstanbul (ilkokul ) , Sungurlu (ortaokul), Çorum (Lise) , Sakarya ( Üniversite ) , Konya ( Baraj şantiyesi ) , İstanbul ( Kamu ) olarak hayatım özetlenebilir. Bisiklet, Kamp , Tekne , Şnorkel benim ilgi alanıma girmektedir. Bunun yanısıra İngilizce biliyor , Arapça öğreniyorum. İkizler burcundanım ( bazı insanlar burçlara göre fikir sahibi olabiliyor ).

Yorum yap

Mail adresiniz yayınlanmıcaktır..Gerekli alanları doldurun: *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Register

Araç çubuğuna atla